Teknoloji

Bu tanımı Google’dan buldum. Geniş ve detaylı bir yazı olduğu için burada sizlerle paylaşıyorum. Teknoloji, bir sanayi alanında gücü ve bilgiyi biriktirme, denetleme, işleme, iletme gibi amaçlarla oluşturulan makinelerin, araç gereçlerin, aygıtların, yöntemlerin vb. tümünü kapsayan uygulama bilgisidir.

Bu yazımda ise, teknolojinin kişisel gelişim üzerine etkisini değerlendirmek istiyorum.

Teknoloji ve İnsan

Geçmişten günümüze insanlar bir merak veya amaç uğruna hayatlarını sürdürdüler. Yapılan işlerin nasıl daha kolay, verimli ve maaliyeti az olacak şekilde yapmanın yollarını aradılar. Böylece insanlık günden güne gelişti, gelişiyor ve gelişmeye devam edecek. Teknoloji sayesinde gelişen her insanın ise hayatlarını nasıl yönlendirecekleri kendilerine bağlı. Doğdukları andan belli bir yaşa kadar aileleri ve çevreleri sayesinde gelişen her insan, onlardan kopup kendi kararlarını verebilecekleri yetişkinliğe eriştikleri zaman hayatlarına yön vermeye hazır hale gelmiş olacaklar. Teknolojiyi kullanma şekilleri ve hangi amaçla kullandıkları ise onların hayatlarını şekillendirmelerinde yardımcı olur.

Teknoloji ve Gelişim

Bir zamanlar tecrübeler sayesinde edinilen bilgiler çiviyle yazıldı. Sonra bu bilgiler kalem ve kağıt sayesinde saklanmaya başlandı. Şimdi ise genel olarak internet sayesinde ulaşabiliyoruz bu bilgilere. İnternet de bir teknoloji ürünüdür. Amacı ise dünyadaki her insanın dünyanın herhangi bir yerindeki bilgiye istediği zaman ve çok kısa bir süre içerisinde ulaşmasıdır. Günümüzde bu durum her insan için geçerli olmasa da, dünyanın genelinde internet kullanımı yaygınlaşmış durumda. İnternet diye bir şey bulundu ve insanların önüne konuldu. Gün geçtikçe yaygınlaştı ve interneti kullanarak öğrendik. Nasıl kullanacağımız öğretilmedi. Ne için kullanacağımız öğretilmedi. Bu yüzden insanlar interneti genellikle bir şeyler tüketmek için kullanıyorlar. Tüketici insanlardan tüketici gruplara, tüketici gruplardan da tüketici topluma doğru evrildik. Asıl sorun da bize internet kullanımını öğretmemeleri değil. İnterneti kullanarak bir şeyler üretmeyi düşünmedik.

Teknoloji ve Görmemişlik

Teknoloji sayesinde internetin hayatımıza girdiğinden bahsetmiştik. Bir şeyin farkında olmamız gerekiyor. İnternet, her kesim tarafından kullanılabilen bir araç. Yani kadın, erkek, zengin, yoksul, engelli, sağlıklı farketmez. Günümüzde artık internet bilgi alışverişinden ziyade bencil ve kibirli insanların kendilerini tatmin etme yerine dönüştüğünün farkında olmamız lazım. Bunu özellikle sosyal medya açısından değerledirmek gerekiyor. Hayatımıza bir anda giren ve nsaıl kullanılacağını zamanla öğrendiğimiz bir platform oldu bizler için. Kim öğretebilirdiki bizlere sosyal medyanın doğru kullanımını? Ne de olsa dünya üzerinde internetin olduğu her noktaya ulaşabilmeyi başardı kısa sürede. Yani aslında herkes bir şeyler deneyerek öğrenmeye çalıştı. Dolayısıyla sosyal medya platformlarının doğruluğunu ve yanlışlığını değerlendirebilecek bir mekanizma yok. Çünkü bizler, neyi nasıl kullabileceğimizi öğrendik. Neden kullandığımıza kendimiz karar verdik.

Bilgiye ulaşmak artık çok kolay olduğu için merak ettiğimiz şeyleri hemen öğrenebiliyoruz. Kendimize faydasının dokunabileceği kavramları da hayatımıza katmaya çalışıyoruz. Hayatımıza kattığımız bu kavramlar sayesinde kendimizi günden güne geliştiriyoruz. Yaptığımız yanlışlar yüzünden hemen pes etmek yerine diğerleri bu yanlışların sonucunda neler yapmışlar görebiliyoruz. Bunları anlıyan ve yorumlayan bizler, başka bilgilerle bunları karşılatırıp hangisnin işe yarayacağını bulabiliyoruz. Bu kadar anlatığım şey aslında “araştırma” kelimesinin küçük bir tanımı. İnternet sayesinde aklımıza takılan bu detayları hemen araştırıp, araştırmaların sonuçlarını değerlendirip, bu sonuçları da hayatımıza dahil edebiliyoruz.

Seneler önce kullanmaya başladığımız internet sayesinde edindiğimiz bilgilerin doğruluğunu ve yanlışlığını tespit etmek yine internet kullanıcılarına düşüyor. Araştırmalarımızın sonucunda bulduğumuz bilgilerin doğruluğunu tespit etmek için yine araştırmamız gerekiyor. Öğrenmek istediğimiz konu hakkında binlerce farklı kişiden binlerce farklı bilgi mevcut internet sitelerinde. Genellikle hangi bilgi, kaynağıyla birlikte verilmişse onu kabul ediyoruz. Kaynağın doğruluğu ve yanlışlığı tartışılması gerektiği zaman ise o kaynağın o konuyu araştırmış olan insanlar tarafından doğrulanmış olmasına dikkat ediyoruz. Çok kişi tarafından kabul edilen bilgiyi kabul etmediğimiz zamanlar da oluyor. Bizimle aynı fikirde olan insanları bulmaya çalışıp onlarla bu bilgiyi tartışıyoruz. Ya da bizimle aynı fikirde olmayan insanlarla tartışıp onları bu bilginin doğru olmadığı hakkındaki görüşlerimizle ikna etmeye çalışıyoruz. Bazı zamanlarda ise ikna olmaya çalışıyoruz.

İnternette her konudan milyonlarca bilgi olmasının en büyük sebebi, bizlerin her konuda fikir sahibi olduğumuzu düşünmemizdir. Bazı konularda “bilmiyorum” diyip o konuyla alakalı bir şeyler paylaşmadan sadece araştırarak öğrenip, öğrendikten sonra öğrendiklerimizi yorumlayıp öyle paylaşmalıyız. Çünkü yorumlamak bize mahsus bir şeydir. Öğrendiklerimizi yorumlayıp, onları, kendi bildiklerimizden bir şeyler katarak paylaşırsak, paylaştığımız o içerik insanlara daha faydalı bir içerik haline dönüşecektir. Böylelikle interneti amacına uygun bir şekilde kullanmış olacağız.

Söz uçar yazı kalır. Bu atasözünün bir anlamı kalmamıştır. Paylaştığımız her söz ve yazı artık internet aleminde çeşitli sunucularda tutulmaktadır. Paylaştıklarımız internet alemi için bir veri anlamı taşımaktadır. Hayatımızın kolaylaşabilmesi, daha iyi bir hayat yaşayabilmemiz için de bu veriler kullanılmaktadır. Paylaşıp sildiğimiz her şeyimiz aslında silinmemiştir. Görmek istemediğimiz için sildiğimiz bilgiler aslında bir yerlerde tutulmuştur. Herkesin ulaşamayacağı bir yerdedir. “Kim napsın benim paylaşıklarımı?” demeyin. Senin bilgin benim bilgim yok, bizlerin bilgileri var. Onlar, gerekli işlemler yapıldıktan sonra “Bizlerin bilgisi” diyebileceğimiz hale geliyor.


Yorum yapın