Öldüğümüz gün ölmüş oluyor muyuz?

Her geçen gün dünyamıza yeni insanlar geliyor. Bu dünyada yaşayan insanlardan bir kısmı ise unutuluyor. Unutuldukları gün ölmüş oluyorlar. Belki de yaptıklarıyla bu dünyada birçok şeyi değiştirmişlerdir. Ama ne yaptıklarını anlatamadan, hatta anlattıkları şeylerin bile unutulmasıyla adeta yok oluyorlar. Bildiğimiz son ölüm, gerçek son unutulmaktır.

Ölüm

Her varlık için ortak olan tek bir gerçek var. O da ölüm. Ölüm kelimesi üzücü bir kelime olarak nitelendirilmiş. Halbuki insanlar bu duruma üzülselerde üzülmeselerde başımıza gelecek en son şey ölüm. Ölümden korkanlar var. Ölümden mi korkuyorlar yoksa nasıl öleceklerinden mi? Yoksa öldükten sonra kısa bir süre içerisinde unutulacaklarından mı? Ölüm korkusu neye yarar?

Ölüm var ve saati yok. Ne zaman öleceğimizi bilmeden yaşadığımız şu hayatı daha mutlu yaşayabilmek için elimizden geleni yapmalıyız. Ardımızda bırakacağımız anılarımız, insanların yararına olacak şekilde ve kalıcı olmalıdır. Bizi bizden başkalarına anlatan insanlar da öldükten sonra anılarımız hala yaşamalıdır. Herkesin herkese anlatabileceği bir hayat yaşamamız gerekir ölümsüz olmak için. Ölümsüzlük de tabi insanlık son bulana kadar devam eden bir şey olduğunu düşünürsek onun da sonlu bir kavram olduğunu anlayabiliriz. Ama bu karşılaştırmada ölümsüzlüğün ölümden daha uzun süre kalıcı olduğunu da kavrayabiliriz bu dünya için.

Ölmeden öğrendiklerimizi aktarmalıyız

Hayatımızın her anında bir şeyler öğreniyoruz. Öğrendiklerimizi çevremizdekilerle paylaşarak daha da gelişiyor ve ilerliyoruz. Bu ilerlemeyle birlikte zaman da ilerliyor. Önemli olan zamanla paralel bir şekilde öğrenip, öğrendiklerimizi aktarmak. Hem çevremizdekiler için, hem de gelecek nesiller için. Bilgilerini paylaşmayan, o bilgileri öğrenmek için çok çalıştıklarını düşünüp sadece kendileri kullanmaya çalışan insanlar var. Paylaşılmayan bilgilerin o insanların cesetleriyle birlikte mezara girmesi üzücü. Ama insan insana benzer. Paylaşılmayan bilgilerin tekrar bulunması ve bu bilgilerin paylaşılıp, kullanılıp, çoğaltılması yine insanın elinde.Başarılar paylaşıldıkça değerlenir. Bunu yaptığımız sürece insanlık ilerleyecek. İnsanın bu dünya için yaptığı her şey, insan bu dünyadan gittikten sonra da hatırlanacak. Belkide hatırlanacak olan o bilgilerle bu dünya daha güzel bir yer olacak. Belki de hatırlanacak olan o bilgiler bu dünyada değil de başka bir yerde olacak. Belki de o bilgilere ulaşmaya çalışmak için insan oraya gidecek. Hatta ve hatta belki de öğretilen ve aktarılan bilgiler yanlış kabul edilip her şeye yeniden başlanacak. Sıfırdan bir insanlık ve dünya. Daha iyi bir dünya için.

Yorum yapın