Beynimiz mi bizi yönetmeli yoksa biz mi beynimizi?

Alışkanlıklar insan hayatında olmazsa olmaz bir konuma ulaşmıştır. Kimine göre iyi olan alışkanlıklar bir başkasına göre kötü olabilir. Ancak önemli olan şey alışık olduğumuz şeylere gerçekten ihtiyacımız var mı? Alışkanlıklarımız beyin tarafından nasıl kontrol edilir? Alışkanlıklarımızın farkındayız ancak o alışkanlığa neden sahip olduğumuzu biliyor muyuz? 

Yapmak istediğini yap

Süresi belli olmayan şu hayatımızda zorluklar peşimizi bırakmamaktadır. Bu kadar zorluğa rağmen üstelik ne zaman öleceğimizi de bilmeden yaşamaya çalışıyoruz. Belki de ne zaman öleceğimizi bilsek yapmak istediğimiz herşeyi yapmaya çalışırız. Hatta merak eder, yapmak istemediğimiz şeyleri de yapmak isteriz. Yapmak istediğimiz şeyleri yapabilmek için ne zaman öleceğimizi bilmemiz gerekmiyor. Tek bilmemiz gereken şey, bu hayata bir kere geldik ve ikinci gelişimizin garantisi yok. O zaman neden hayatımızı günden güne şekillendirmek varken hergün aynı şeyleri yapıyoruz? Hiç olmazsa yaptığımız şeyleri farklı şekillerde yapalım. Alışkanlıklarımızı farklılaştıralım. Dün ile bugünün aynı olmaması için uğraşalım. Böylelikle günden güne yeni tecrübeler edinir ve hatta bazı alışkanlıklarımız bile değişebilir. Önce ne istediğimizi bilmeliyiz. Günlerimizi değiştirmek istiyorsak, alışkanlıklarımızı nasıl uyguladığımızı değiştirmeliyiz, ancak hayatımızın gidişatını değiştirmek istiyorsak alışkanlıklarımızı tümüyle değiştirmeliyiz.

Gün içerisinde ne yaparsak yapalım, bizi mutlu veya mutsuz edecek şeyler olsun farketmez. Vücudumuz da hep stres var. İstemediğimiz işleri yapmak mecburiyetinde kaldığımız zaman ise stresimiz artar ve daha endişeli oluruz. Ama farkına varmamız gereken birşey var. Bu stres sağlığımıza zarar veriyor. Stresi yok sayıp, kendimizi streslendiren işlerden uzak durmaya çalışırsak bu sefer de rutin hayatımız tehlikeye girer. İşe gidemeyiz, arkadaşlarımızla görüşemeyiz, hatta dışarı çıkmaz evimizde geçiririz bütün günlerimizi. Böyle birşeyin mümkün olması söz konusu olmadığına göre geriye yapmamız gereken tek birşey kaldı. O da stresimizi kabullenip onu dengelemeye çalışmak. Bunu yapabilmek için çeşitli yollar var tabi. Stresimizin yükseldiğini hissettiğimiz zamanlarda nefes egzersizleri veya günlük meditasyon yöntemleri ile bunun üstesinden gelebiliriz ancak bunları alışkanlık haline getirmediğimiz sürece pek faydasını göremeyiz. Stresi kabul edip onunla yaşamayı öğrenmeliyiz. Stressiz bir hayat yaşamaya çalışmak yerine stresli hayatımızı yaşamayı alışkanlık haline getirmeliyiz.  Günlük stresimizi düşürmek için de mutlu olacağımız şeylere yönelmeliyiz.

Alışkanlıklarının kölesi olma!

Hayatımızın sadece alışkanlıklarımızdan oluşmadığının da farkında olmalıyız. Alışık olmadığımız şeyler var. Bunlar bizim için iyi veya kötü şeyler olabilir. Hatta bizi mutlu ettiğini düşündüğümüz çoğu alışkanlığımız bizi kendisine köle etmiş olabilir. Bir şeyin kölesi olmayı kabul etmişseniz problem yok. Farkında olmayanlara söylüyorum, eğer kendinizi, kendinize yarar sağlamayan işlerle mutlu etmeye çalışıyorsanız geçmiş olsun. Siz alışkanlıklarınızın kölesisiniz ve beyniniz ne isterse onu yapıyorsunuz. Bunun çözümü var mı? Evet var. Ama önce bu gerçekten bir sorun mu onu tartışmak lazım. Gerçekten mutlu olabilmeniz için kölesi olduğunuz alışkanlığınıza gerek var mı? Onun yerine alışık olmadığınız başka işlerle uğraşmayı denediniz mi? Günden güne size zarar veren alışkanlığınızın yerine beyninize başka bir şey önerdiniz mi? Önermişsinizdir. Denemişsinizdir şüphem yok. Asıl mesele bunları denemek değil. Bunları denedikten sonra sizin sevdiğiniz bir alışkanlığı bulup onu beyninize kabul ettirmek asıl mesele. En zoru da bu işte. Bunu başaran insanların geneli hayatlarında başka başarılara da yelken açıp ilerliyorlar her geçen gün. Ama beyinlerine söz geçiremeyen, vücutlarına zarar veren o kötü alışkanlıkların köleleri olan insanlar ise günden güne batıyorlar. Çoğusu kendilerine zarar vermediğini, ya da bağımlı olmadıklarını savunsalar da nafile. Olan yine kendilerine oluyor, kendilerini kandırıyorlar. Eğitilmesi gereken şey beyin beyin beyin..

Günler, haftalar, aylar geçiyor. Geri getiremeyeceğimiz yegane şey zamanımız. Ne zaman öleceğimiz belli değil. Ama her geçen gün öleceğimiz güne yaklaşıyoruz. Zararlı alışkanlıklar stresle başa çıkamaz. Sadece öleceğiniz günü size yaklaştırır.

Yorum yapın